Karaslar köyüne 2004 yılından itibaren altı defa gittim. Burası Köprülü (Velez) kasabasına bağlı, eşim Rağbet Hanımın doğduğu köy. 1953 göçüne kadar nüfusunun tamamına yakını Türklerden oluşuyordu. O zamanlar bu köyde sadece birkaç hane Hıristiyan yaşarken, şimdi hiç Türk bulunmamaktadır. Şimdi tamamen bir Hıristiyan köyü olmuş. Türkler zamanında burada yaşayan Laa denilen Romanya kökenliler de iyice azalmış. Türklerin evlerini ve arazilerini alıp buraya yerleşen Şop’lar şimdi çoğunlukta. Zaten az olan Laa’ların bazıları Şop’larla anlaşamadıkları için köyü terk etmişler.
26 Nisan 2010 Pazartesi
17 Mayıs 2009 Pazar
Radoviş'te Bir Kış Günü
Hep yazları gittiğim memleketime ilk defa ocak ayının sonunda giderek oraların kış ortamını görmek istedim. Buradaki Türkler toprakla uğraştıkları için yaz mevsiminde ancak köy ortamında görmek mümkün oluyor. Pazarın kurulduğu cumartesi (dernek) günü dışında şehirde görünmüyorlar. Okulların kapalı olması da okul hayatını görmemizi engelliyor.
Makedonya Türklerinde Atatürk ve Türklük Sevgisi
Makedonya’dan göçmüş bir eğitimci olarak, hem oradan göçmüş, hem de halen orada yaşayan hemşerilerimin Atatürk’e gösterdikleri derin sevgi ve saygı bende daima hayranlık uyandırmıştır. Balkanların o çok kültürlü, çok milletli yapısı içinde kendi milli kimliklerine sahip çıkmaları Osmanlının son dönemindeki gelişmelerle başlamıştır.
9 Ocak 2009 Cuma
Göçmen Kuşlar (Kitabımdan Bir Bölüm)
Bursa Olay Televizyonunda bir program seyrediyorum:
“Göçmen Kuşlar”
Balkanlardan çeşitli dönemlerde Bursa’ya göç eden göçmenleri anlatıyor.
Ben de 1955 Yugoslavya göçmeni olduğum için sonuna kadar ilgiyle
seyrettim.
Bursa'da Bullgaristan’dan gelen göçmenler çoğunlukta, ama onların
içinde tek tip göçmen var. Hepsi zamanında Karaman’dan oralara gitmiş
insanların torunları... Aralarında Pomak, Boşnak, Torbeş ve Arnavut
asıllı olanlar yok. Bu tip kültürü olup da Türkiye’ye göç eden gruplar,
eski Yugoslavya’dan gelenlerde görülüyor.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)